MERHABA BEN TÜRKAN KOCAM İŞ İCABI IRAKTA UZUN ZAMANDIR SİKİŞMEDİM YANIYORUM ATEŞİMİ SÖNDÜRÜCEK BEYLER ARASIN!
NUMARAM: 0035 351 57 32

Dulu yarrak ateşi basında vermek için elinden geleni

27 Haziran 2015

Evde kimseler olmadığı için üs kattaki samimi yolds.com olduğumuz dul yaşayan kadına gittim hemen oda banyo yapmak için soyunmuş bornozla kapıyı açtı durumu anlattım tuvaleti kullanabilirmiyim dedim girdim içeri tuvaletimi yaptım çıkarken kal dedi gitme sizinkiler gelene kadar bizde dur dedi rahatsızlık vermim desemde ısrar edince kaldım sonra banyodan cıktı bu bornozla ağzımı yoklama başladı sevgilin varmı hiç yaptın mı felan gibisinden kelimelerle sonra beni sikebilirsin dedi

Elime biraz para sıkıştırıp, yanaklarımı öptü ve teşekkür etti. Sonra alt kata, evimize indim. Zili çaldım, annemler evde yoktu. Nasıl da sıkışmıştım, ama anahtarım yoktu ve annemleri bekleyecek halde de değildim. Nurhan ablaya çıktım, durumu anlattım, WC’yi kullanmak için müsade istedim. Beni içeri buyur etti. Kendisi de duşa girmek için hazırlanıyormuş, banyodaki WC’yi kullanabileceğimi söyledi

Banyoya girer girmez gözüme ilk çarpan, duşakabinin hemen yanında duran çamaşır makinesinin üzerindeki dantelli kırmızı Tanga-Sütyen takımıydı. İşerken tangasını elime alıp bakmaya başlamıştım. Nurhan ablayı o iç çamaşırlarıyla düşününce, benim ufaklıkta hareketlenme olmuştu. Neyse ben işimi halledip çıktım banyodan. Nurhan ablaya seslenerek teşekkür ettim ve gitmek için dış kapıya yöneldim. Nurhan Abla içerden geldi, “İstersen annenler gelene kadar salonda bekle, kapıda kalma.” dedi. Ben rahatsız etmek istemediğimi söyleyerek çıkmak için ısrar etsemde, “Hadi ama utanma, geç içeriye!” diyerek beni salona bildiğiniz sürükledi. Bende fazla karşı koymadım, oturdum kanepeye. Nurhan Abla mutfağa gidip çay koydu. “Nurhan abla ben seni meşgul etmeyeyim, işin varsa yap, ben gideyim.” dedim. “Aaa nereye? Bak çay da koydum, kendi evinmiş gibi otur. Ben duşa girecem zaten, 10-15 dakikaya çıkarım.” dedi. “Tamam Nurhan abla.” dedim, ama nedense çok utanıyordum. Bana Televizyonu da açtı ve o güzel kalçalarını kıvırta kıvırta banyoya girdi.

O duştayken ben Televizyon seyrettim. Arada bir bizim evi arıyordum, annem geldi mi diye. Neyse 15-20 dakika sonra Nurhan Abla duştan çıktı, pembe bornozu içinde tam bir seks gibiydi. “Yaa Demir, hava çok sıcak, yanında bornozla otursam olur mu, senin için sakıncası var mı?” diye sordu. “Tabi otur abla, burası senin evin, ben artık gideyim…” dedim. Aslında aklımdan bin türlü şeytanlıklar geçiyordu, ama sonuçta benden kaç yaş büyüktü. “Yok tatlım saçmalama, otur, bornozumdan rahatsız olduysan üzerimi giyinebilirim.” dedi. “Yok Nurhan abla, ne rahatsızlığı…” dedim. “Peki!” deyip geçti karşıma oturdu. Ben kaçamak bakışlarla, bornozundan kısmen görünen bacaklarına ve göğüslerine bakıyordum, dayanamıyordum çünkü. Yarağım kazık gibi olmuştu ve patlamak üzereydi. Şeytan diyordu ki, çıkar üstünden bornozunu, şuracıkta bağırta bağırta becer. Saldırmamak için zor tutuyordum kendimi

Muhabbet etmeye başladık, okul falan filan derken konu kızlara ve kızlarla ilişkilerime geldi. Biraz muhabbet ettikten sonra ben artık rahat bırakmıştım kendimi, ne var ne yok anlatıyordum. Nurhan abla, “Demir biliyor musun, yanlızlık çok zor…” diye konuşmaya başlayınca, ben anlamıştım artık olayın nereye gideceğini. Bende hafiften yavşamaya başladım, “Anlıyorum Nurhan abla, üstelik dulsun, yalnızlık senin için çok daha zor olmalı…” dediğimde artık ok yaydan çıkmıştı resmen. Nurhan abla, “Ahhh ah, onu gel bana sor!” diyerek derin bir nefes aldı, bacak bacak üstüne attı. Bornozu kasıklarına kadar sıyrılmıştı, benim baldırlarına baktığımı farkettiği halde bornozunu örtmemişti. Ben artık iyice kendimden geçtim ve acaba biraz daha fazlasını görebilirmiyim diye umutlanıyordum…
Çayları doldurmak için hafifçe öne eğildiğinde göğüsleri nerdeyse tamamen görünecekti. Bakışlarımın göğüslerine odaklandığını farkedip, “Bak Demir, bir dul kadın için en zor şey erkeksizliktir. Anlıyormusun? Seninle açık konuşmamı ister misin?” dedi. Ben sadece kafamı sallayabildim. “Bak hayatım, ergenlikte olduğunu biliyorum. Bu döneminde ne kadar azgın olduğunu da biliyorum. Bu kadar yürekli bir şekilde söylememin nedeni, ne kadar zor durumda olduğumu anlaman için. İstersen burdan çıkıp gidebilirsin, ama lütfen burda konuştuklarımız burda kalsın. Ben cinsel arzularımı tatmin edecek bir erkek arıyorum. Eminim sen de kızlar hakkında böyle düşünüyorsun. Eğer istersen birbirimizi tatmin edebiliriz. Burada olan burada kalır, sen yine kızlarla çıkmana devam edersin! Yeterince açık konuştum mu?” dedi.

Bu kadar açık sözlü olması o kadar şaşırttı ki beni, resmen şoktaydım, ellerim ayaklarım titriyordu heyecandan, “Nurhan abla deliriyorum senin için!” diyebildim sadece. “Bunu bildiğim için özellikle bu şekilde açık sözlü konuşuyorum. Hiçbir şey için zorlamıyorum seni, sadece aradığım benim cinsel arzularımı tatmin edebilecek bir erkek. Bunu bir Jigolo ile de yapabilirim, ama anla işte, güven meselesi çok önemli. Hem Jigoloya vereceğim parayı sana veririm! Anlaştık mı yakışıklım?”  dedi. Ben apışıp kalmıştım, hiçbir şey diyemiyordum, sadece kafamı salladım. Ayağa kalktı, önüme dikilip bornozunun kuşağını açtı. “Nasıl, beğendin mi?” diye sormasıyla, benim o kılsız amına elimi atmam bir oldu. “Bundan sonra bu ellediğin am hep senin, nezaman istersen gelip sikebilirsin!”  dedi. Ayağa kalkıp, bir elimi de göğüslerine atarak dudaklarına yapıştım, öpüşmeye başladık. Öpüşerek yatakodasına doğru gidiyorduk.

Yatağa uzandık, elim amında, dudaklarını öpmeye devam ediyordum. Yavaş yavaş boynunu emmeye başladığımda, amı vıcık vıcık sulanmıştı. Kulağının arkasını öpüp yalamaya başlayınca amının suları iyice artmıştı. Diğer elim tüm vücudunu geziyordu. Ben de çırılçıplak soyundum. Artık tamamen üstündeydim. Dilimle yavaş yavaş göğüslerine doğru inmeye başladım, göğüslerinin sertleşmiş uçlarını emiyor, ısırıyordum. Her ısırışımda kasılıyor, zevkten gözleri kayıyordu. Hiç konuşmuyorduk, sadece Nurhan ablanın inlemeleri duyuluyordu. Bir parmağımı amına soktum, amını parmaklarken göğüslerini emiyordum. Göbeğini de yalayarak artık amına indim. Amına gelince artık kaybettim kendimi, dilimi dudaklarının arasında dolaştırıyordum, dil darbeleri atıyordum. Nurhan abla zevkten çıdırmış gibi başını bir sağa bir sola atıyordu. Gözlerinin içine bakarak yapıyordum bunu, gözleri kaymıştı. Arada bir amından parmağımı çıkarıp, amını keşfetmeye çalışıyordum. Amının üst kısmını okşuyor, klitorisini ağzıma alıp emiyordum. Bu onu kısa sürede orgazm edip boşaltmıştı. Amından akan suları yalayıp yutuyordum, garip bir tadı vardı.

Nurhan abla delirmiş gibi hırlayarak doğruldu ve beni yatağa sırtüstü yatırıp yarağıma sarıldı. Sikimin ucundaki sıvıyı yayarak, yarağımı ağzına aldı. Öyle bir yalıyordu ki, “Çok özlemişimmmm…” diyerek yarağıma bildiğiniz saldırıyordu. Arada bir çıkarıp sıvazlıyordu. Gözlerimin içine baka baka yaladıkça ben de kendimden geçiyordum. Taşaklarımı okşarken ağzıyla sikimde ileri geri yapıyordu. Ben artık biran önce amını sikmek için sabırsızlanıyordum. Nurhan abla bu isteğimi anlamış olcak ki, hemen yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını kendine doğru çekti ve “Hadi!” dedi. Amı kabak gibi ortadaydı. Yarağımı tuttum, amının girişine doğru hizaladım ve sürtmeye başladım. Nurhan ablanın, “Sokk erkeğim, koy amıma sikicim, doyur beni!” laflarını duydukça müthiş tahrik oluyordum. Birazcık daha yalvarmasını istiyordum, yarağımı sokmadan amının dudakları arasında sürtüyordum. O da, “Sokkk! Sok hadi!” diye bağırıyordu…

Birden yüklendim ve dibine kadar kökledim. Köklememle birlikte çığlık atması bir oldu. Yıllardır tanıdığım Nurhan abla gitmiş, yerine resmen azgın bir fahişe gelmiş gibiydi. Hızlı hızlı sokup çıkarmaya başladım, bir elimle göğsünü yoğururken, diğer elimle de boğazını tutuyordum. “Hızlı sik! Hızlı! Hızlı!” diye bağırışlarıyla birlikte ikinci orgazmını yaşıyordu. Ama bu sefer boşalırken felaket titriyor ve altımda kurbanlık koyun gibi kıvranıyordu. Bir an telaşlandım, üzerinden çekildim ve sarsıntıları geçene kadar bekledim. Nurhan ablanın sarsıntıları bittiğinde yığıldı kaldı artık. Ben daha boşalmamıştım ve boşalmak istiyordum. Nurhan abla sakinleşince yan döndü ve beni arkasına çekti, kaşık pozisyonuna geçtik. Arkadan tekrar o kılsız şeftalisine gömdüm yarağımı. Kulağının arkasına dil darbeleri atarken, ellerimle de göğüslerini yoğuruyordum. Hızlı hızlı pompalamaya başladım tekrar, durmuyordum, delirmiş gibi sikiyordum Nurhan ablayı. En sonunda artık dayanamadım, amının derinliklerine bıraktım döllerimi.