MERHABA BEN TÜRKAN KOCAM İŞ İCABI IRAKTA UZUN ZAMANDIR SİKİŞMEDİM YANIYORUM ATEŞİMİ SÖNDÜRÜCEK BEYLER ARASIN!
NUMARAM: 0035 351 57 32

taksiciyi baştan çıkarmıştım

29 Haziran 2019

Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini
düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı
başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve
üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı
olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz
fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek
hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir
süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve
yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer
olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy
vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden
hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni
yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak
geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete
geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü
arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim
binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför,
kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya
bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu
gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma
gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat
dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken
gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa
yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle
“Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü.
Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için,
dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki,
külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek
olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı
kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle
konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?”
derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap
verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim.
Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da
bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri
olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena
değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor”
derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade
tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya
binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin
iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade
köprüsünde indim. ınerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana
kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek
için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti.
Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni
orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya
yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara
geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini
çekebildiğim kadınların da…
Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla
Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay
gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta
yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından
“ısterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz
bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür
ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı.
Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak,
onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki
adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden
bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin
arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç
sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni
iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye
başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden
kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı
yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu
arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “ısterseniz yer
değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne
döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim
gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu.
Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip,
“Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “şimdi
kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. ıki
eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi
biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını
kadınlığıma soktu. ıyice kendimden geçmiştim.
Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda
hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka
kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna
kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni
tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle
düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan
indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir
misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını
verirse onu arayabileceğimi söyledim. Bana cep telefonunun numarasını
verdi. Sanırım aramamı sabırsızlıkla bekliyordur.