MERHABA BEN TÜRKAN KOCAM İŞ İCABI IRAKTA UZUN ZAMANDIR SİKİŞMEDİM YANIYORUM ATEŞİMİ SÖNDÜRÜCEK BEYLER ARASIN!
NUMARAM: 0035 351 57 32

koca götlü türbanlı kızı becerdim

8 Nisan 2019

Dükkanımın yan sokağında, apartmanın giriş
katında genç ve oldukça bakımlı bir türbanlı
kız yaşıyordu. Dükkan kendime aitti ve o kızı
uzunca bir süredir takip ediyordum. Çünkü
öylesine güzel ve diri bir vücudu vardı ki ,
dükkanın önünden her geçtiğinde onu
domaltıp bağırta bağırta siktiğimi hayal
ederdim ve sikim taş gibi olurdu. Bir gün
dükkanıma geldi ğinde, h eyecandan elim
ayağıma dolaşıyordu, ama çaktırmamaya
çalışıyordum. Adının Hilal olduğunu
mahalledeki ufaklıklardan öğrenmiş tim.
Bilgisayar almıştı ve benden izlemek için
film satın almaya gelmişti. Dükkanımda
bilgisayar oyun ve film CD’leri satıyor, aynı
zamanda bilgisayar tamiri yapıyordum. Hilali
ilk defa bu kadar yakından
görüyordum. Hilal filmleri incelerken, ben de
çaktırmadan onu süzüyordum.
Hilal henüz 19-20 yaşlarındaydı. Boyu en az
1.70 vardı ve uzun topuklu ayakkabılarıyla
daha da bir uzun gösteriyordu. Kilosuda
boyuna göre oldukça idealdi, 50-55 kilo
arasında mükemmel bir bombaydı. Saçları
kumraldı ve sadece türbanının arasından
birazı gözüküyordu. Masmavi gözleri, uzun
siyah kirpiklerinin arasından gerçekten çok
büyük gözüküyorlardı. Kaşları özenle
alınmış, ince dik ve köşeliydiler. Dudakları
dolgun ve çok etliydiler, adeta gel beni öp,
etli dudaklarımı ısır diyorlardı. Hafif bir
makyajı vardı, teni çok güzel olduğundan
fazla bir makyaja ihtiyacı yoktu zaten.
Gözlerinin altında çok hafif çilleri vardı ve
bu ona ayriyeten çekici bir hava
kazandırıyordu. Dudaklarına biraz
pembemtırak bir ruj ve kirpiklerinin altına
da gözlerinin rengiyle uyumlu mavi bir far
çekmişti. Parfümünün kokusu başımı
döndürüyordu.
Omuzları genişti ve spor yapmış atletler gibi
kaslı ve yağsız bir vucudu vardı. Göğüsleri
normalden çok daha iri yuvarlak ve dik
duruyorlardı. Bunda, çok ince, yağsız, düz ve
içine çekik olan belinin etkisi de büyüktü.
Bacakları uzun ve biçimliydiler, geniş ama
çıkık kalçalarıyla birlikte çok sert ve biçimli
gözüküyorlardı. Uzun bacaklarını ayak
bileklerine kadar kapatan, üst tarafı kıçına
yapışıp külotunun çizgisini gösteren, alta
doğ rubollaşan, pileli siyah bir etek giymişti.
Üzerinde dar ve göğüslerini sımsıkı saran,
çizgili beyaz bir gömlek vardı. Ve içinden
gözüken siyah dantelli sutyeni, o iri ve sert
göğüsleri yanlardan sıkıştırmış olduğu için
önlerden sanki patlayacakmış gibi düğmeleri
zorluyorlardı. Göğüslerinin üzerine
doğ ru tırmanan ve hemen üstünde biten baş
örtüsü, iri memelerini daha da iri
gösteriyordu. Kalbim yerinden fırlayacak
gibiydi, sikim çoktan fırlamıştı bile.
Neyse, Hilal alacağı filmi seçti ve parasını
ödeyip gitti. Daha sonraları, çok sık olmasa
da dükkanıma arada bir gelip, bazen film,
bazende oyun CD’si almayı sürdürdü. Ben de
her geldiğinde yeni film ve oyunları ona
gösterip, espri yaparak hem onu güldürüp
hemde samimi olmaya çalışıyordum. Bunda
azda olsa başarılı olmuştum. Bir gün suratı
asık ve morali çok bozuk bir şekilde geldi ve
konusu ayrılık olan bir film aldı. Herhalde
sevgilisinden ayrıldı, bu kız nasıl bırakılır
diye düşünüp, yine onu binbir çeşit
pozisyonda siktiğimin fantazisini kurarken,
“Moralim çok bozuk, evimize hırsız girmiş!”
demez mi. “Evde yalnızım, korkudan bana
uyku yok, şimdi de film alıp sabaha oturup
hırsızı bekleyeceğim!” dedi ve gitti. Gece saat
22:00’ye geliyordu, dükkanı kapatmaya
hazırlanıyordum ki, Hilal elinde film CD’siyle
gelip, filmin çalışmadığını söyledi. Hemen
dükkandaki bilgisayara taktım ve denedim.
Bir problem yoktu. CD’yi alıp geri gitti. Ben
de hemencecik niye gitti, keşke biraz daha
kalsaydı da, konuşup o iri memeleri, dolgun
köfte dudakları biraz daha yakından
görebileydim diye kendi kendime sitem
ederken, tak bir daha çıkıp gelmez mi!
CD’nin yine çalışmadığını söyledi. Ben de
bilgisayarında bir problem olabileceğini
söyledim. “Gelip bakabilirmisin?” dedi.
“Ben de zaten kapatıyordum, beklersen
hemen gelip bakarım!” dedim. Ve hızlıca
dükkanı kapatıp, birlikte evine
doğ ru yürümeye başladık. Heyecandan içim
kıpır kıpırdı. Böyle bir fırsat bir daha elime
geçmezdi. Kendi kendime, Tamam oğlum…
bu fırsatı kaçırma, sonuna kadar git, ne
olursa olsun. dedim . Zaten evde de tek başına
olduğunu söylemişti ve şimdi de beni evine
davet etmişti, demek ki o da bir şeyler
düşünüyordu, ya da benim kalbim çok fesattı
ve ben kendi kendime öyle gaz veriyordum.
Neyse evine girdik. Acelem varmış gibi
hemen bilgisayarın başına geçtim. Bilgisayar
yatak odasında kuruluydu. Derli toplu temiz
bir evi vardı ve de tek kişilik güzel bir
yatağı. Onu o yatağa atıp sabaha
kadar sikmek ne güzel olurdu diye iç
geçirdim kendi kendime. Ben bilgisayarı
kurcalarken, “Birşey içermisin?” diye sordu.
Ben de, “Soğuk suyun varsa içerim.” dedim.
Suyumu getirmek için gittiğinde,
çaktırmadan bilgisayarında neler var, ya da
MSN adresini bulabilirmiyim diye
kurcalarken, bir de ne göreyim? Bizim
türbanlı Hilal bilgisayarına bir sürü
pornofilm kaydetmiş. Tam isabet! dedim, bu
kız çok azgın oğlum, sen ne yap et bu gece
bu kızı sik bir güzel, sakın elinden kaçırma!
dedim. Neyse Hilal suyumu getirip yanımdaki
boş sandalyeye oturdu. İ lk defa onu bu kadar
yakından hissedebiliyordum. Sikim kazık
gibi olmuştu. Sandalyedeki dimdik oturuşu,
göğüslerini dışarıya şişirişi, sert ve diri
kalçalarını geriye atışı beni çıldırtmıştı.
Benim iskemle kısa kaldığından başım
göğüslerinin hizasına geliyordu nerdeyse.
Kafamı çevirmemle gömleğinin iki düğmesi
arasında aralanan kısımdan içinin
göründüğünü fark ettim. Zaten oldukça iri ve
sert olan göğüslerini dar siyah dantelli bir
sütyenle yandan sıkıştırınca, sutyeninden
dışarı taşmış göğüsünün ucu nerdeyse
fırlayacak gibi olmuş, hatta kahverengi
başları siyah sutyeninin dantellerinin
arasından nerdeyse hafifçe çıkmıştı.
Kendimi zorda olsa işime verdim ve
bilgisayarını düzeltmeyi başarmıştım.
“Tamam, oldu, çalışıyor!” dedim. Bilgisayara
eğilip bakıp kontrol etti. Ben de o eğildiğinde
çaktırmadan o dolgun memelerine
bakıyordum. “Evet çalışyor!” deyip çok
teşekkür etti ve borcunun nekadar olduğunu
sordu. “Rica ederim, ne borcu? Suyumu
verdin ya! Biraz da oturup o deniz mavisi
gözlerindeki yıldızlar kadar parlak ışıltılara
bakayım, bana yeter!”
dedim. Hilal kıpkırmızı olmuştu, “Teşekkür
ederim…” dedi kısık bir sesle. Belli ki çok
hoşuna gitmişti bu yaptığım kompliman.
Ağzım böyle durumlarda iyi laf yapar,
elektriği yakalamıştım, devam et dedim kendi
kendime. “O kadar güzel ve tatlısın ki, bazı
geceler gökyüzündeki yıldızları seyrederken
aklıma onlar kadar parlak gözlerin geliyor!”
dedim. Utandı, “Böyle şeyler söyleme bana,
ben çok etkilenirim!” dedi. Ben de bütün
cesaretimi toplayıp, “Seni ilk gördüğüm
günden beri hayal ediyorum!” dedim. Ne
hayal ettiğimi soracağını bildiğim için böyle
tuzak bir cümle kullanmıştım. Hemen oltaya
geldi saf Hilal ve sordu. “Sana yakın olmayı,
tenine dokunmayı, kokunu içime çekmeyi,
sana sımsıkı sarılıp, o tatlı dudaklarını
doyasıya öpmeyi!” diye söyleyiverdim hızlıca.
Artık tepkisini bekliyordum. Ya, ‘Sen beni
başka kızlarla karıştırdın!’ deyip
tersleyecekti, ya da, ‘Eee?’ diyecekti.
‘Eee?’ derse bu iş tamamdı, o da beni istiyor
anlamına gelecekti ve artık gerisi bana
kalıyordu…
Kızarak, “Daha başka neler hayal ediyorsun?”
dedi. Gözlerime bakamıyordu. “Tamam, sana
hayal ettiklerimin hepsini göstereceğim!”
dedim. Artık beklediğim an gelmişti,
istediğim gibi yiyebilecek, belki de
sikebilecektim Hilali. Ama nerden
başlayacağıma karar veremiyordum. Hemen
göğüslerine atlasam korkabilirdi. Bütün
cesaretimle, yüzüne hiç bakmadan, yavaşça
eteğinin üzerinden baldırlarını okşamaya
başladım. Öylece oturuyor ve bana boş boş
bakıyor, hiç tepki vermiyordu. Dar eteğinin
üstünden uzun bacaklarının üst kısımlarını
biraz okşayıp yavaşça aşağı doğ ru kaymaya
başladım. Eteğinin yukarı kaldırıp altına
elimi soktum ve tam dizinin altını tuttum.
Bir an irkildi. Sonra ilk kez dokunulduğuna
emin olduğum, hayallerimde canlandırdığım
bacaklarını okşamaya başladım. Nefesinin
hızlandığını fark ettim. Eteğini yukarı
doğ ru çektim ve o sütun gibi uzun hafif
bronz pürüzsüz bacaklara doğru eğilip
baldırlarını öpmeye başladım. Sonra da
dizlerimin üstüne çöküp eteğini daha da
yukarı kaldırdım ve küloduna kadar yukarı
ittim ve resmen bacaklarının üstüne
saldırdım. O kadar kuvvetlice
emdim ki baldırlarının amına yakın iç
kısımlarını, bir an Hilal yerinden zıpladı,
nefes nefese kalmıştı.
Hemencecik kalkıp, o etli dolgun dudaklarına
yapışıp emmeye başladım. Bir yandan alt
dudağını hafifçe ısırıp, diğer taraftanda
dilimi o minik ağzından içeri sokarak diline
değdirip onu azdırmaya çalışıyordum. Elimi
de külodunun yukarısından içine sokup, o
minicik kılsız amcığını okşayıp
parmaklamaya çalışıyordum. Tekrar aşağıya
indim. Amı mis gibi kokmaya başlamıştı ve
çılgınlar gibi yalamak istiyordum am ını.
Bacaklarını açmak istedim, ama izin vermedi.
Ben de sıkı sıkıya kapattığı bacaklarının tam
üstüne gittim ellerimle baldırlarından tutup
iki yana ayırdım. Herhalde biraz
korkmuştu ki, sandalyede öylece oturuyordu.
Dantelli külodunun yanlarından am ına doğru
dilimi uzatıyordum ve amına değemedikçe
daha da çıldırıyordum. Dantelli külodunun
üstünden o kadar çok dilledim ki o minicik
amcığını, en sonunda bacakları gevşedi ve
açıldı. Ben de başımı iki bacağının arasına
soktum. Kalçalarına ellerimi arkadan
yapışıtırıp doladım ki kaçmaya çalışmasın
diye. O mis gibi kokan minicik siyah dantelli
külodunu dişlerimle tutup yana çektim ve
minicik kılsız am ının üstünde yavaşça dilimi
gezdirmeye başladım. Hafifçe dilimi kılsız
daracık am ında gezdiriyor, bazen klitorisini
öpüyor, bazende amının dudaklarını ağzıma
alıp emiyordum.
Çok geçmeden derin bir, “Ohhh!” çekti. İyice
havasını bulmuştu, “Yeter artık!” dedi. Ama
ben oralı olmadım tabi, bacaklarını
omuzumdan yukarı atıp külodunu iyice
kenara çektim ve o bal gibi tatlı minik kılsız
amını daha bir iştahla yalamaya başladım.
Sandalyede duramaz olmuştu, nerdeyse
boşalacaktı. Hemen ayağa kalktım, arzuyla
gözlerimin içine bakıyordu ve nerdeyse
bayılacak gibiydi. Kalınlaşmış yarrağımı
çıkardım ve eline verdim. Sonra ağzına
doğru götürdüm. Yüzüme baktı, ama ben
çoktan ağzına sokmuştum yarrağımı.
Yarrağımın başını biraz ısırınca, yrrağımı
çekip, dişlerini sürtmemesini, emmesini
söyledim. Sonra tekrar diliyle dudakları
arasına sıkıştırdım ve ağzına gidip gelmeye
başladım. Bir elini tutup taşaklarıma
götürdüm, taşaklarımı avuçladı. Çok
azmıştım, hemen iki elimle kafasının
arkasından tutup iyice sikime doğru
bastırdım. Nefes alamıyordu. Sonra yavaşça
ellerimi gevşettim ve ağzını am siker gibi
sikmeye başladım. Sonradan onun da hoşuna
gitmişti, sikimi içine çekip emiyor, ağzının
içindeyken sıkıca tutuyor, dudaklarını
daraltıyor, diliyle ucunu yalayıp, kafasını
ileri geri ittirip sikimi dibine kadar ağzının
içine sokup beni çıldırtıyordu. Ağzından
çıkarttığında tükürükler sikimin tepesinden
gömleğinin göğüs kısmına damlıyor, gömleği
ıslatıp o diri göğüslerin daha da çok
belirginleşmesini sağlıyordu.
Türbanının iki ucunu göğüslerinin üstünden
yukarı çektim ki göğüslerini daha rahat
görebileyim. Sikim ağzındayken gömleğinin
düğmelerini açtım ve iri göğüslerini
seyretmeye başladım. Sonra da damarlı ve
koca yarrağımı o siyah dantelli sexy
sütyeninin altından iki göğsünün ortasına
sokup iri göğüslerini de yandan ellerimle
sıkıştırıp, dolgun ve sert silikonlu gibi duran
göğüslerinin arasına sikimi yavaşça gömdüm
ve sürttürmeye başladım. Şimdi de
göğüslerini sikiyordum. Hilalin iri,
sıkıştırılmış ve sert göğüslerinin arasında
sikimi git gel yaptırtmak müthiş bir
duyguydu, tarif edilemeyecek kadar çok zevk
alıyordum. Şimdi iki elimle de türbanını
kafasının arkasından sıkıca tutarak başını
sikime doğru bastırarak git gel
yaptırıyordum. Adeta göğüslerinin arasından
hem memelerini hem ağzını sikiyordum.
Minik ağzına, o etli ve kalın dudaklarının
arasına sikimin kafasını sokup sokup
çıkartıyordum. O da yarrağımın zevkten
mosmor olmuş kalın tepesini minik ağzının
içine sokup emiyor, içine çekiyor sonra
çıkartıp dilinin ucunu üstünde gezdiriyor
dilinle damarları takip ediyor ve
tükürükleyip tekrar o etli mosmor
dudaklarının arasından minik ağzının içine
sokup emiyordu.
Hilal de müthiş azmıştı. Amının vıcık vıcık
olduğunu hayal ediyordum. O sulu amcığa
sokup sokup çıkarmak ne zevkli olurdu. Ama
onun o güzel götünü sikmek, deliğini yalayıp
emmek, daha çok arzu uyandırıyordu içimde.
Daha sonra kucağıma aldım ve dantelli
sütyeninin üzerinden göğüslerini ısırmaya
başladım. Siyah dantelli sutyeninin dantelleri
arasından şişkin göğüslerinin uçlarını
ağzımın içine alıyor, emiyor, içime çekiyor
ve dişlerimin arasına alıp eziyordum. Çok
sert ve yuvarlaktılar. İki iri, hafif bronz ve
uçları kahverengi, üzüm büyüklüğünde
uçları olan göğüslerini yavaşça avuçladım.
Ellerimin içinde gittikçe sertleştiğini
hissediyordum. Sonra sutyenini aşağıya
indirdim ve tekrar o taş gibi dimdik,
birbirine yakın duran yuvarlak ve diri
göğüslerini uçlarını ağzıma alıp emmeye
başladım. Hilalin yüzüne baktım, “Yeter!
Gerçekten bayılacam, hayatta böyle bir şey
ilk kez başıma geliyor!” dedi.
Ben de artık daha fazla dayanamayıp,
hayallerini kurduğum o muhteşem kıçı
dağıtmak için, ayağa kaldırdım ve yatağa
götürdüm Hilali. Ellerinin ve dizlerinin
üstünde domalttım. Elimle o ipincecik
belinden aşağı doğ rubastırarak, o
yusyuvarlak iri sert ve diri kalçalarını dışarı
çıkarmasını sağladım. Birden panik yaptı ve
eliyle amını tutarak, “Bakireyim, olmaz!”
dedi. Ben ise sadece o güzel götünü ona
büyük bir zevk vererek sikeceğimi söyledim.
Nedense buna itiraz etmedi, “Tamam,
ama ac ıtmadan yap, ilk olacak…!” dedi. Artık
o da had safhada azmıştı ve yarrağımın
tadını öğrenmek istiyordu. Hilalin kafasını
elimle bastırıp yatağa gömdüm, dolgun ve
diri kalçalarını yukarı doğ ru kaldırdım. Dar
ve uzun eteğini sırtına doğ ru topladım. O
güzel götünün bütün güzelliği yuvarlak
hatlarıyla karşımdaydı şimdi. İri ama sert ve
kaslı götü belli ki hiç ellenmemiş ve
sikilmemişti. Dantelli siyah minik daracık
külodunu kalçalarından aşağı bacaklarına
doğ ru çektim. Offf!! Bu güzel götü
hemen sikmemek için kendimle mücadele
ediyordum.
“Lütfen dikkat et, kızlığıma zarar
gelmesin…” dedi. Bir elimi am ına götürüp
yavaşça okşarken, domalmış götün
durdurduğum pozisyonundan dolayı iyice
açılmış olan dar göt deliğine doğru ağzımı
yaklaştırdım. Gerçekten çok temizdi,
ne am ında ne götünde hiç kıl yoktu ve çok
pürüzsüzdü. Çokta güzel, kendisine has
çekici bir kokusu vardı am ının ve götünün.
Belki de am ının salgıladığı zevk suyundan
geliyordu o sikimi şahlandıran güzel aromatik
koku. Ağzımı o minik daracık hiç açılmamış
amcığına doğru götürüp yalamaya başladım.
Hoşuna gitmişti, kıpırdanmaya, kalçalarını
oynatmaya başladı ve derin bir, “Ohhhh!”
sesi yükseldi o etli dudaklarının arasından.
“Daha çok yala, daha derine sok dilini!
İçimi em , dilini sok içime, hızlı hızlı dilinle
sik beni erkeğim!” diye komut verdi bana.
Ben de am ının içini emiyor, akan zevk
suyunu içiyor, dilimi daha da derine sokup
sokup çıkartıp onu zevkten delirtmeye
çalışıyordum. Çok feci inlemeye başlamıştı,
“Ahh… Ohhh… Sik beni!” diyordu durmadan,
müthiş azmıştı Hilal.
Şimdi sol elimimin işaret parmağını am ının
suyuna bandırıp yavaşça o sert kaslı götünün
deliğinin üstünde gezdiriyor, adeta içine
girmeye çalışan bir matkap gibi sokmaya
çalışıyordum. Ama götünün deliği çok dardı,
belli ki hiç yarrak ve parmak girmemişti.
Parmağımı biraz daha am ının suyuyla
ıslattıktan sonra sert bir şekilde taş gibi
kalçalarının arasındaki minik göt deliğine
sokmaya başladım. Parmağımı kurt gibi
ilerletiyor, bazende içinde döndürerek
yavaşça sokmaya çalışıyordum daracık
deliğinin içine. “Acıyor! Çıkart! Ahhh!” diye
bağırıp elimi dışarı doğ ru itmeye, kıçını
sallamaya başladı. Parmağımı götünün içinde
hareketsiz bırakıp, Hemen am ına ağzımla
öyle bir yapışıp emmeye başladım ki, acı
çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü.
Şimdi parmağımı içinde oynatıyor, yavaşça
sokup sokup çıkartıyordum. Hilalin götü
parmağıma alışmıştı ve onun da hoşuna
gitmeye başlamıştı ki, kalçalarını sağa sola
döndürüp, parmağımı iyice içine almaya
çalışıyordu. “Götümü sik artık! Hazırım, dağıt
götümü! Yarrağını sok dibine kadar!” diye
inlemeye başladı.
Yarrağım taş gibi olmuştu, hiç bu kadar kal ın
ve sert olduğunu görmemiştim. Tepesi kan
basıncında mosmor olmuştu ve her
tarafından damarlar fışkırıyordu. Hilalin
götüne girince çıkacak çığlığı hayal etmeye
başladım. Şimdi parmağımı götünün minik
deliğinden çıkartıp, kalçalarını öpüp,
götünün deliğini yalayıp emmeye başladım.
Ve göt yalamayı hiç bu kadar istememiştim.
Şimdi orta ve işaret parmaklarımı
o minik amının suyuna bandırıp yavaşça
götünün deliğinden içeriye doğru kaydırdım.
Yüz ifadesinden abladığım kadarıyla
birazac ıtmıştım. Hemen am ını ve götünü
daha bir iştahla yalayıp emmeye başladım.
Sonra parmaklarımı yavaşça götüne sokup
çıkartıyordum. Önce yavaşça, daha sonra
alışınca hızlı hızlı sokup çıkartmaya
başladım. O güzel dar göt deliği iki
parmağıma da alışmıştı artık. Hızlı hızlı ve
ritmli bir şekilde Hilalin götüne
parmaklarımı sokuyor, çıkartıyor, içinde
döndürüyor, kuruyunca da tekrar am ının
suyunu parmaklarımı bandırıp götüne sokup,
ıslak tutarak tahriş olmasını engelliyor, acı
çekmesini azaltıyor ve daha çok zevk
almasını sağlıyordum. Parmaklarımla Hilalin
o güzel götünü adeta sikiyordum.
Kafayı yiyebilirdim, yatakta iç çamaşırıyla
dizlerinin üstünde domalmış eteği ve türbanı
çıkartılmadan kafası yatağa gömülmüş,
manken gibi bir afet ve ben onun arkasına
geçmişim, am ını yalarken domaltmış götünü
de parmaklarımla sokup sikiyorum. Daha
fazla dayanamadım ve dizlerimin üstünde
doğrulup arkasına geçtim, önce kalın ve
damarlı yarrağımı bir müddet alttan am ına
sürterek daha çok zevk almasını sağladım ve
sikimin amının o güzel kokulu suyuyla
ıslanmasını sağladım, sonra da taş gibi olmuş
semsert yarrağımı götünün minicik mor
deliğine dayadım, beline doğru hafifçe
bastırıp kalçalarını iyice dışa vermesini
sağladım, kalçalarından tutup yavaşça kaslı
götünün içine doğru yarrağımın tepesini
ittirdim. Biraz zorladım, ama götünün bakire
dar deliği izin vermedi. Sonra iki elimle
kalçalarını iyice kavradım, götünün
yanaklarını iki yana doğ ru çekip iyice açtım
götünü ve o muhteşem minicik deliğini
ortaya çıkarttım. Hiç bu kadar güzel manzara
görmemiştim. Kuvvetlice içine bastım
sikimi…
Yarrağımın içine girmesiyle bağırması bir
oldu, “Canım çok yandı! Ahhh! Çıkart,
istemiyorumm!” diye. Alışması, ac ısının
hafiflemesi için, önce kalın yarrağımı dar
deliğinin içinde bir müddet hareketsiz
tuttum, daha sonra yavaşça sikimi götüne
sokup çıkarmaya, pompalamaya başladım.
Damarlı kalın yarrağım içinde yavaşça gidip
geliyor, götünü yarıyor, adeta parçalıyordu.
Acısından elleriyle yorganı sıkıyor, dişleriyle
de çarşafı almış ağzına ısırıyordu, o güzel
mavi gözlerinden hafifçe yaşlar gelmeye
başlamıştı güzel Hilalimin. Acısını azaltmak
için hemen am ını okşayıp, parmaklarımı
amcığının içine doğru soktum. Ama fazla
sokmadım, yoksa kızlığınıbozabilirdim . O
pembe küçük am ını parmaklarımla hafifça
okşarken, yavaşça da yarrağımı o dar göt
deliğine sokup sokup çıkartmaya başladım.
Amacım am ından çıkan zevk dalgasının
götündeki baskıyı ve acıyı azaltmasıydı. Bir
müddet sonra kendini gevşetti ve geriye
doğ ru ittirmeye başladı. İşte şimdi tam
kıvama gelmişti. Artık bu sert kalçaları
rahatça sikecek, götünün deliğ ine istediğim
kadar hızlı sokup, dibine kadar
abanabilecektim.
“Ohh! Sik götümü erkeğim! Art ık ordan hiç
çıkma!” diye inledi. Zevk almaya başlamıştı,
sanki götü sikimi emiyor, kocaman yarrağımı
içinde kaybediyordu. Hilalin götünü
hayvanlar gibi sikiyordum, kudurmuş
köpekler gibi ellerimle kalçalarını iki yana
çekip iyicene gerdiğim o güzel diri götünün
minik ve dar deliğ ine sikimi hızlı hızlı sokup
çıkartıyordum. Hızlı hızlı sokup çıkarmaktan,
götünü yarmaktan ter içinde kalmıştım. O
kadar tatlı, sıcak ve daracıktı ki götünün içi,
sanki alev alev yanıyordu. Sıcaklığı yarrağımı
öyle bir şehvetlendirmişti ki, götünün en
derinine doğru girip çıkmaktan kendine hafif
kaygan bir yol yapmıştı artık. Götünün
sikilmesinden aldığı zevkle o tatlı am ından
damlayan zevk sularını parmaklarıma
sürdükten sonra bir elimle türbanını
saçlarıyla tutup geriye çektim ve diğer elimi
de amının suyuna bandırmış olduğum işaret
parmağımı o güzel dolgun ve etli
dudaklarının arasından ağzının içine sokup
emdirttim. Belli ki çok hoşuna gitmişti,
kafasını türbanının yanlarından fırlamış
uzun saçlarını savurup, dilini dışarı çıkartıp
parmaklarımı yalayıp emmeye çalışıyordu.
“Sik götümü! Dağıt, parçala, dibine kadar sok
erkeğim!” diye zevk çığlıkları attıkça beni
daha da kudurtuyordu…
Artık götüne öyle hızlı bir şekilde girip
çıkıyordum ki sikimin götüne giriş çıkışını
takip edemiyordum. Offff! Türbanlı götü
sikmek muhteşemdi. Götünün içi daracıktı ve
inanılmaz sıcaktı. Götünün deliği sikimin her
tarafını sıkmıştı. Çok dar olduğu için girip
çıkarken de o kadar çok zevk veriyordu ki,
neredeyse kendimden geçecektim.
Ensesinden ellerimle tutup iyice kendime
doğ ru çektim ve sikimi götünün içine
tamamen yerleştirdim. Ellerimi o diri ve iri
göğüsleri çevreleyen siyah dantelli sutyene
yapıştırdım ve o sert göğüsleri avuçlarımın
arasında hoyratça sutyeninini üstünden
okşayıp sıkmaya başladım. Dantelli sutyenini
aşağı çekip göğüslerini avuçlayıp, zevkten
şişmiş uçlarını parmaklarımın arasında ezip
sıkmaya başladım. “Ahhh! Parçala
göğüslerimi erkeğimmm!” diye inledi. Hilal
öyle çok zevk alıyordu ki, ter içinde kalmıştı
ve artık zevkten sadece anlamsız böğürtüler
çıkartıyordu.
Artık o güzel götünün dar deliğini iyice
açmıştım ve bütün vucüdumun ağırlığınıda
kullanarak sikimi dibine kadar köklüyordum.
Hilalin adeta takatı kalmamış, kalçalarını
havada tutacak gücü kesilmişti. Ben ise
matkap gibi götünü deliyor, sikimi kah hızlı
hızlı, kah yavaş, ama bütün gücümle götünü
dövüyor, bir daha sikecek fırsatım olmaz diye
mümkün olduğunca kendimi tutup, götünü
şikişimi uzatmaya çalışıyordum. Domalmış
götünü iyice yatağa yapıştırmıştı, açımız
bozulmuştu, ama yarrağım götüne yol yaptığı
için deliğe matkap gibi girip çıkıyordu.
Hilalin titreyerek, acayip sesler çıkartarak
boşaldığını hissettim. Hilali götten orgazm
etmiştim. Artık gücü kalmamıştı, götünü
tamamen dağıtm ıştım. O ne muhteş em bir
göttü. Kalçalarını tamamen aşağı indirmiş,
yatakta yarı baygın bir şekilde yatıyordu…
Sikimi götünden yavaşça çıkarttım ve Hilali
yatakta doksan derece yan çevirdim,
bacaklarını karnına doğ ruittirip, götünün
deliğinin tamamen dışarıya çıkmasını
sağladım. Ben de götünün deliğinin yanında
dizlerimin üstüne çömelip yatağa oturdum ve
bacaklarımı aralayıp onun götünün deliğini
sikime doğ ru çektim. Açılmış götüne
sokmadan önce biraz am ının suyunun
üstünde kaydırdım ve amının o güzel suyuyla
tamamen kaplanmış olan yarrağımı götüne
hızlıca geçirdim. “Offf! Acıdı!” diye kısık bir
çığlık attı. Bu pozisyonda da yarrağımın
tamamı taşşaklarıma kadar girmişti. Götünün
en derinlerinde sikimin baskısını, içindeki
yarrağımın kıvranışını hissediyordu artık
Hilal. O semsert kalçalarının arasındaki mor
deliğ ine her soktuğumda kısık çığlıklar
atıyordu. Şimdi göğüslerine ve yüzüne daha
yakındım. Semsert memeleri, ben götünü
vurdukça, sokup çıkardıkça, dövdükçe,
hopluyor zıplıyor, kendi çevrelerinde tur
atıyorlardı. Şak şuk giriş sesleri beni ve onu
çıldırtıyordu.
Koca göğüslerini ellerimle tutup kendime
doğ ru çektim, kafamı yaklaştırıp uçlarını
yalamaya başladım. Uçlarını dişlerimle öyle
bir sıkıp ısırmışım ki, uçları mosmor şişmeye
başladılar hemen. Artık benim de takatim
kalmamıştı, ama bu güzel götü bırakmakta
istemiyordum. Bundan dolayı öyle çok giriş
çıkış yapıyordum kigötüne, deliğinin etrafı
kızarmaya başlamıştı. Ama ikimizin de
umurunda değildi.
Zevkten kendimizden geçmiş vaziyette Hilali
altımda götünden sikerek inletiyordum.
Arada sırada da sikimi götünün en dibine
kadar abanıp sokuyor, bir müddet hareketsiz
bıraktıktan sonra, içindeyken kalçalarım
yardımıyla sikime daireler çizdirip yarrağımı
götünün en ulaşılmaz yerlerine
doğ ru döndürüyordum. Bu onu çıldırtıyordu.
Saçlarını sağa sola savurup, dişlerini çarşafa
geçirip, kendini geriye doğ ru ittirip, sikimin
en dibini taşşaklarıma kadar içine almaya
çalışıyordu…
Daha fazla dayanamadım ve sıcacık götünün
en derininde patladım. Spermlerim şelale gibi
fışkırıyordu içinde. Öyle hızlı
pompalıyordum ki döllerimi içine, sıcak
spermlerimi içine fışkırtırken kasılarak daha
da hayvanca abanıyor, adeta yırtıyordum dar
deliğini. O minicik göt deliğinin içine sanki
sikimin hepsini sığdırıp götünü parçalamak
istiyordum. Zevkten kendimden geçmiştim.
Hilal de titreyerek boşalıverdi ikinci defa.
Zevkten ve boşalmaktan ter içinde kalmış,
ıslak bedeni çok sexy bir şekilde parlıyordu.
Terden yapış yapış olmuştuk. Hilal
kendinden geçmiş, yatakta kasılıp hafifçe
inliyordu güzel götlüm. Oluk oluk akıyordu
döllerim götünün içine. Beyaz spermlerim
yavaşça götünün artık kıpkırmızı olmuş
minik deliğinden hafifçe sızmaya
başlamışlardı…
Hemen hala dimdik olan yarrağımı götünden
çıkarttım ve birazda ağzına verip, bütün
döllerimi yalattım ona. Hilal şehvetle hepsini
yalamış, yarrağımı ağzına alıp içinde kalan
ne varsa emip yutmuştu. Daha yokmu, daha
daha istiyorum dercesine sikimi emip
kasfasını somuruyordu. Hala sert olan
yarrağımı iyice yalayıp temizledikten sonra
kendimizi yatağın üzerine bıraktık ve öylece
hiç konuşmadan bir müddet yattık. Bu ne
muhteş em , ne azgın bir kızdı yaa! Sessizliği
telefonun zili bozdu, annesi
merak edip aramış. O gece dinlene dinlene,
Hilalin güzel götünü sabaha kadar,
taşşaklarımda döl kalmayana kadar siktim.
Kaç kere boşaldığımızı bilmiyorum, ama
sabah sikimin her tarafı zonkluyordu. Gün
aydınlandığında artık giyinip telefon
numarasını aldım ve oradan ayrıldım. Ne
müthiş bir geceydi ama! Artık Hilalin o güzel
götünü her fırsatta sikiyorum, parçalıyorum,
dağıtıyorum. O da bundan çok memnun,
bende