MERHABA BEN TÜRKAN KOCAM İŞ İCABI IRAKTA UZUN ZAMANDIR SİKİŞMEDİM YANIYORUM ATEŞİMİ SÖNDÜRÜCEK BEYLER ARASIN!
NUMARAM: 0035 351 57 32

karşı komşum varya dehşetti

23 Temmuz 2018

Tutucu diye bilinen İç Anadolu’nun güzel bir şehrinde üniversite hayatı
yaşıyordum. Şehrin en yeşil, en güzel yerinden arkadaşlarımla bir
apartman dairesi tuttuk. Ev döküntüydü ancak bir öğrenci evi içi
fazlasıyla lüks denilebilirdi. Üç yere cephesi vardı, dairemiz üçüncü
kattaydı ve sokağı, gelip geçenleri kuş bakışı görebiliyorduk. Sokakları
izlemeyi seven biri olarak sokağa bakan odada ben kaldım. Karşımızda
net olarak görebildiğimiz iki tane apartman dairesi vardı. Dairelerin
balkonunda beton örülü değil parmaklıklar mevcuttu. Ve karşı evler o
kadar da uzak görünmüyordu. Tam karşımızdaki apartmanın en üst katında,
bize göre çaprazda kalan dairede asla kim olduklarından emin olamadığım
iki kız kardeş ve sanırım bir de kocası oturuyordu. Kadınlardan büyük
olanı kusursuz bir vücuda sahipti ve sanırım evliydi. Bundan da onca şey
yaşamama rağmen emin olamadım. O kadın, evden dışarı çıkan gezen süslü
kadınlardan değildi. Varsa yoksa balkonuydu. Fakat o şehirde gördüğüm en
güzel fiziğe sahipti. En fazla 32’ndeydi. Güzelliği öylesine duruydu ki
sanki yapımında iki kişi değil de bir ekip çalışmış hissi
uyandırıyordu. Altına Adidas’ın kırmızı ejofmanlarından giyiyordu
devamlı. O pijama ona acayip yakışıyordu. Bacak ve kalçalarının
hatlarını öylesine estetik hale getiriyordu ki cazibesine karşı
koyamıyor, kapılıveriyordunuz. Her an balkona ya da sokağa çıkar diye
pencereden ayrılmaz olmuş hatta ders filan çalıştığım masayı güneş
vurmasına rağmen pencerenin önüne koymuştum. Tüm gün onu bekliyordum. O
kırmızı eşofmanlı, beyaz tenli ve gördüğüm en güzel vücuda sahip kadını
bir kere görebilmek için deliriyordum. Birkaç defa markette vs göz göze
geldiğimiz oldu, gülümseyip yanından geçmekle yetindim. Hala unutamam o
bakışları. Ama beni asıl heyecanlandıran balkona çıktığında onu
seyrettiğim anlardı. Gizemli yollardan ona seyretmem, onun vücudunun
yaydığı estetik zevki daha da artırıyordu. Gizliliği seviyordum. Ondan
arkadaşlarıma bahsetmemiş, onu kendime saklamıştım. Günlerden bir gün
öğleden sonra yine balkona çıktı. Üzerinde her zaman olan kırmızı
eşofman vardı. Saçları arkadan tutuşturulmuştu. Beyaz teni güneşle
birlikte daha da parıldıyordu. Askılı siyah body giymişti üzerine.
Tamamıyla çekici görünüyordu. Tanrı bu kadını güzelliğinin verdiği
keyifi herkesten daha çok hissetmem için yaratmış ancak bu hissi bana
sadece uzaktan yaşatma sınırı koyarak beni deli ediyordu. Uzun süreler
fotoğrafçılıkla ilgilendiğim için ve evde profesyonel bir makinem
olduğundan hemen aklıma bir fikir geldi. Mutfak penceresi onu tam
karşıdan görüyordu. Ama mutfaktan beni kendi komşularımın görmesi de
olasıydı. Buna rağmen elimde fotoğraf makinemle mutfağa koştum. Hala
oradaydı. Makinemin poz ayarlarını yaptım. Hızlı davranmalı, çekip
görmeden geri dönmeliydim. Bir tane çektim, öylesine hızlıydım ki karede
titreme olmuştu. Başka yöne bakmasını bekledim. Başka yöne bakıyordu ve
yeniden bir hamle yapıp zoomu en derine ayarlayarak tekrar bir poz daha
aldım. Ama yakalandım. Beni gördü. Ellerini balkonun korkuluklarından
çekti. Şaşırdı. Korkarak içeri geçti. Korktum, “boku yedim vs” diye
düşündüm. “Ya kocasına söylerse…” Sonra odama geçtim. Pencerenin
önünde çektiğim pozu büyüterek baktığımda tekrar balkonda onu gördüm.
Koşarak tekrar mutfak penceresine geçtim. Bana bakıyordu. Korkuyordum
heyecanlıydım ama gözlerimi kaçırmadan ben de ona bakmaya devam ettim.
Ne olacaksa olsundu. Hafiften gülümsedi ya da ben gülümsemesini
istediğim için öyle algıladım. Şimdi bir test yapmanın sırasıydı.
Fotoğraf makinemi yukarı doğru kaldırdım. Etrafa baktım. Kimseler yoktu.
Ona doğru yönelttim. Bu sefer daha seksi biçimde iyice korkuluklara
yaslandı sanki aşağıda biri varmış gibi yaparak zekasını da ortaya
koydu. Cehennem ateşinden bile daha ateşli görünen bacak ve kalçaları
daha da bir kavurucu hale geldi. Yanıyordum. Fotoğraf makinem bile
ellerimin teri içinde yüzüyordu. Birkaç seri poz çekerek makinemi
indirdim. Bana gülümsedi. Doğruldu. Karşı penceredeki kırmızı eşofman
altı giyen kadının, resimlerde, filmlerde, kitaplarda, mitolojide tasvir
edilen kadın vücuduna, kadın gibi kadın güzelliğine tamamıyla sahip
biri olduğunu her zaman düşünürdüm. Ancak bu güzelliği ve bu cazibeyi
etkileyici şekilde kullanabileceğini hiç aklıma getirmemiştim. Zira ne
başkaları gibi değişik şeyler giyiyor, ne gözü dışarıda geziyor ne de
makyaj vs. yapıyordu. Ama fotoğraf çekerken bana verdiği poz, gösterdiği
edalar, bana attığı kaçamak bakışlar ve bu kaçamak bakışlar sırasındaki
cezbedici enstantaneler beni tam anlamıyla esir etmişti. Karşımda her
şeyiyle bir kadın durduğunu, benim ve kendi için delice bir şey
yaptığının farkındaydım. Fakat şimdi ne olacaktı? Beni ya da bizi neler
bekliyordu